T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI HAKKARİ İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Sonuç

SONUÇ

Van Gölü ve Musul arasında bulunan Hakkâri bölgesi tarihin erken dönemlerinden beri insan toplulukları için bir yaşam alanı olmuştur. Hurri kökenli boyların birleşmesi sonucu ortaya çıkan Urartu- Nairi devletleri döne- minde yüksek düzeyli bir kültür ve medeniyet ortaya çıkmıştır. Bu döneme ait eserler günümüze kadar ulaşmıştır. İslam’ın yayılmasıyla beraber Hz. Ömer döneminden itibaren Müslüman olan bölge halkı İslam kültür ve medeniyetine birçok katkı sunmuştur. Özellikle Eyyubiler ve Memlukler döneminde farklı alanlarda öne çıkan birçok Hakkârili âlim ve devlet adamı yetişmiştir.

XII. yy’dan itibaren siyasi olarak teşekkül eden Hakkâri yönetimi ile beraber Ortadoğu coğrafyasında varlığı daha fazla hissedilir bir hale gelmiştir. Abbasilerin yıkılışı ve Moğol istilası döneminde Memlukler ile iyi ilişkiler geliştirerek bölgede daha fazla rol oynamaya başlamıştır. XVI. yy’ın başlarında Osmanlı ve Safeviler arasında çekişmenin başlamasıyla Osmanlı Devleti ile beraber hareket eden Hakkâri beyleri edebiyat, mimari, kültür ve medeniyet alanlarında gözle görülür bir ilerleme kaydetmiştir. Bu meyanda bölge emirleri tarafından bölgede birçok medrese, cami vb. yapılar ortaya konulmuştur. Mir İmadeddin, Şerefhan, Pertev Bey vb. birçok Hakkâri beyinin edebiyat alanında ortaya koydukları eserler ile bu durum daha anlaşılır bir hale gelmektedir.

Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile beraber ortadan kalkan Hakkâri beyleri çoğu zaman Van ve Hakkâri sancakları olarak Van Vilayeti adı altında Osmanlı idari yapılanması içerisinde yer almıştır. Bu dönemde Şemdinli’nin o zamanki merkezi olan Nehri köyünde Seyyid Taha öncülüğünde kurulan Nehri Tekkesi ile bölgede dini anlamda yeni bir canlanma yaşanmıştır. Bu ailenin mensupları bölge tarihinde önemli roller üstlenmişlerdir. Aynı zamanda Nehri Tekkesi Nakşibendiliğin Halidiye kolunun Anadolu’ya açıldığı bir giriş kapısı hüviyetini almıştır.

Hakkâri bölgesinde Müslümanlar ile beraber önemli bir Hıristiyan, Yahudi ve Yezidi nüfusu da yaşamıştır. Özellikle Nesturi Hıristiyanları bölge kültür, medeniyet tarihinde çok önemli bir role sahip olmuşlardır. Hakkâri’nin Konak Köyü 300 yıldan fazla dünya Nesturilerinin patriklik merkezi olarak varlığını korumuştur. Birinci Dünya savaşında Rus ve İngilizlerden yana tavır takındıkları için bölgeden ayrılmak zorunda bırakılmışlardır.

Birinci Dünya savaşı esnasında Rus işgaline uğrayan Hakkâri bölgesi üç yıl boyunca insansız kalmıştır. Bu süreçte büyük bir yıkıma uğrayan bölge nüfus alanında da büyük ölçüde azalmıştır. Savaşın bitiminden sonra Musul meselesinden dolayı sınır tespiti uzun bir süre sürüncemede kalmakla birlikte 5 Haziran 1926’da imzalanan Ankara Antlaşması ile Türkiye’ye dâhil edildi. Cumhuriyet döneminde 1924 yılında merkezi Çölemerik olarak vilayet haline getirildi. Hakkâri 20 Mayıs 1933’te Van iline bağlı bir ilçe haline getirildiyse de 4 Ocak 1936’da tekrar il yapıldı.

 

KAYNAK: T.C. Hakkâri Valiliği- Hakkri İl Yıllığı (2015)